Basın bildirisi: "NE OLACAK ŞU BİZİM DİN EĞİTİMİ MESELESİ?" 1
Doküman hakkında
Denizli Milletvekili Adayı, İlahiyatçı Yazar, Salih TEKİN; "Türkiye'de Din Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını Siyasetçiler ve İlahiyatçılar Tarafından Tartışılmalıdır." dedi.
Eğitimimizi, Osmanlılarda yenileşmenin başlamasından beri bir sisteme oturtamadık. O günden günümüze kadar, kalıcı olmayan ya da çağın gelişimine göre güncelleyemediğimiz metotlarla eğitimimiz kör-topal devam etmektedir. Bilimin baş döndürücü şekilde hızla ilerlediği bir çağda, mevcut eksiklikleri göz önüne alarak eğitimimizi yeniden yapılandırmamız gerekmektedir.
Sisteminin temeli ve hareket noktası yanlış olunca, bu çarpıklıktan, eğitim verilen bütün kurumlar da etkilenmekte, din eğitimi de bu çarpıklıktan nasibini almaktadır.
İnsan için bu kadar önemli olan din eğitim ve öğretim faaliyetleri, ilk peygamber Hz. Âdem ile başlamıştır. Peygamberleri, getirdikleri ilahî mesajla beraber birer eğitimci ve mukaddes görevlerini de birer eğitim programı olarak ele alabiliriz. Bu bağlamda dinimizin tebliğcisi; Hz. Muhammed de bir eğitimci olarak gönderilmiş ve insanları mutlak cehaletten ilme, bedevîlikten medeniyete, huzur, mutluluk ve barışa kavuşturmuştur.
Bugün din eğitimi, genel eğitim ve öğretim içinde vazgeçilemeyecek bir yere sahiptir. Din eğitiminin gereksiz olduğu düşüncesinin, ne kadar yanlış ve hatalı olduğu zamanla gayet iyi anlaşılmış, bu tür düşüncelerin savunulduğu yıllar geride kalmıştır. Artık günümüzde yapılması gereken en önemli görev, dinin asıl kaynaklarına dayalı, hurafelerden uzak bir din eğitimi ve öğretiminin temellerini hazırlamaktır.
Bugün Türkiye'de Din Eğitimi; ne kurumsallaşma ve ne de okul müfredatı bakımından yeterli değildir.
Bu yüzden, yeni bir Eğitim sistemine ve bu alanda reformlara ihtiyacımız vardır. Hiçbir milletin dinsiz yaşayamayacağı gerçeğini göz önünde bulundurarak, ihmal edilen din eğitiminin tekrar gözden geçirilip, bilimsel anlayışla hazırlanan müfredata, modern eğitim metotlarını da katarak etkin bir şekilde verilmesi için gerekenin yapılması elzemdir.
NOT 1:"Türkiye'de Din Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını" konusundaki görüşleriniz, önerileriniz veya bu konuda kaleme alınmış makaleler sitemizde yayımlanacaktır.
NOT 2: Bu basın bildirisini ulaşabileceğiniz basın kuruluşlarına gönderebilirsiniz.
Eğitimimizi, Osmanlılarda yenileşmenin başlamasından beri bir sisteme oturtamadık. O günden günümüze kadar, kalıcı olmayan ya da çağın gelişimine göre güncelleyemediğimiz metotlarla eğitimimiz kör-topal devam etmektedir. Bilimin baş döndürücü şekilde hızla ilerlediği bir çağda, mevcut eksiklikleri göz önüne alarak eğitimimizi yeniden yapılandırmamız gerekmektedir.
Sisteminin temeli ve hareket noktası yanlış olunca, bu çarpıklıktan, eğitim verilen bütün kurumlar da etkilenmekte, din eğitimi de bu çarpıklıktan nasibini almaktadır.
İnsan için bu kadar önemli olan din eğitim ve öğretim faaliyetleri, ilk peygamber Hz. Âdem ile başlamıştır. Peygamberleri, getirdikleri ilahî mesajla beraber birer eğitimci ve mukaddes görevlerini de birer eğitim programı olarak ele alabiliriz. Bu bağlamda dinimizin tebliğcisi; Hz. Muhammed de bir eğitimci olarak gönderilmiş ve insanları mutlak cehaletten ilme, bedevîlikten medeniyete, huzur, mutluluk ve barışa kavuşturmuştur.
Bugün din eğitimi, genel eğitim ve öğretim içinde vazgeçilemeyecek bir yere sahiptir. Din eğitiminin gereksiz olduğu düşüncesinin, ne kadar yanlış ve hatalı olduğu zamanla gayet iyi anlaşılmış, bu tür düşüncelerin savunulduğu yıllar geride kalmıştır. Artık günümüzde yapılması gereken en önemli görev, dinin asıl kaynaklarına dayalı, hurafelerden uzak bir din eğitimi ve öğretiminin temellerini hazırlamaktır.
Bugün Türkiye'de Din Eğitimi; ne kurumsallaşma ve ne de okul müfredatı bakımından yeterli değildir.
Bu yüzden, yeni bir Eğitim sistemine ve bu alanda reformlara ihtiyacımız vardır. Hiçbir milletin dinsiz yaşayamayacağı gerçeğini göz önünde bulundurarak, ihmal edilen din eğitiminin tekrar gözden geçirilip, bilimsel anlayışla hazırlanan müfredata, modern eğitim metotlarını da katarak etkin bir şekilde verilmesi için gerekenin yapılması elzemdir.
NOT 1:"Türkiye'de Din Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını" konusundaki görüşleriniz, önerileriniz veya bu konuda kaleme alınmış makaleler sitemizde yayımlanacaktır.
NOT 2: Bu basın bildirisini ulaşabileceğiniz basın kuruluşlarına gönderebilirsiniz.
Aynı kategoriden
Kategoriye git


Yorumlar 5
(2)İBRAHİM ALTUNDAL: Cumhuriyet döneminde açılan köy enstitüleride gerçekten ciddi bir proje olmasına rağmen yine yarım kaldı. Çünkü bir yanı eksikti. Alabildiğine bir yanı eksikti. Çünkü sadece beden var, ruh hiç yok. Köy enstitüsünden mezun olan öğrenci ülkemizi köyden başlayarak değiştirilmek üzere yetiştirildi. Köylere gönderildi. Eğitmen halkın manevi değerlerini ve onun nezdinde köy imamını karşısına aldı. Onlarla kavgaya tutuştu.
(2)İBRAHİM ALTUNDAL (Devam): Oysa köy imamını yanına alıp, gelişmeye engel (varsa)gelenek -görenekleri olumlu anlamda tartışarak sonuçlandırılabilirdi. Ülkemiz şu kadar yıldır dış düşmanla fiili savaşa girmemesine rağmen, içimizdeki bu çeşit savaşlardan dolayı ne olduk, ne güldük. Halkın inancı, gelişmeye engel olmayan gelenek ve görenekleriyle kavgalı olan köy enstitüsü programları politik yaklaşımlarla diskalifiye oluverdi.
(2)İBRAHİM ALTUNDAL (Devam): O programlara bir RUH veriliverseydi,Ülkemiz MİLLETLER YARIŞINDA çok önde olabilirdi, diye düşünüyorum. Lütfen bu gençliği kurtaracak İHL programlarının güncellenmesi için gayret gösteriniz. Aynı akıbet oluşmasın. Çünkü İHL proğramı beden-ruh dengesi açısından birbirine çok yakın. Sayın hocam müvaffakiyetler dilerim...
İBRAHİM ALTUNDAL Yazmış:
selam ve dua ile; aslında eğitim konusıunda doğrulardan söz etmek isterdim.ancak din eğitimi deyince iki yanlıştan söz etmek istiyorum.bu yanlıştan biri devleti aliyeyi öldürdü.diğeri türkiye cumhuriyeti devletimizi güldürmüyor:
daha kısaca, Türk eğitim sisteminde eğitim konuşunda iki yanlış yapıldı .biri osmanlı onyedinci yüzyıldan sonralara doğru .diğeri şimdi.
nedir onlar: 17.yüzyıldan sonra medreselerden pozitif bilimler kaldırıldı.RUH var BEDEN yok.
İBRAHİM ALTUNDAL'ın Yazısının Devamı:
cumhuriyet döneminde pozitif bilimler merkezde ahlaki veya islami ilimler yok.tam tersi.BEDEN var RUH yok.
ikiside YARIM. Bu YARIMLILIK durumu yaklaşık iki üç asırdır ülkemizi ne öldürüyor ne de güldürüyor. SÜRÜNDÜRÜYOR...asırlardır milletler yarışında bu yüzden gerilerdeyiz . ÇARE NEDİR ÖYLEYSE;
ÇARE İHL MÜFREDAT PROĞRAMLARINI GÜNCELLEYEREK MİLLETLER YARIŞINDA MUASIR MEDENİYETLER ÜSTÜNE ÜLKEMİZ İNSANINI TAŞIMAKTIR VESSELAM...