Efendimiz'i Yüceltmek Adına Düşülen Hatalar Konusunda Hasbihal Ediyoruz
Doküman hakkında
Değerli Dostlar; Süleyman TOPSAKAL Kardeşin maili üzerine, bu konuyu tartışmaya açmak ve görüşlerinizi almak istedim. Özelde "GÜLLERİN EFENDİSİ" setimizle ilgili, genelde Efendimizi yüceltmek adına düşülen hatalar konusundaki görüşlerinizi bildirmeniz, sunumlarımızdaki genel hataları göstermeniz, hem bizleri sevindirecek, hem de inşallah hayırlara vesile olacaktır...
Suleyman TOPSAKAL
Tarih: 22 Nisan 2012 09:39
Selamun Aleyküm Değerli Zümrem...
"Bin Kişiye Yeten Yemek", "Hendekteki Kaya" gibi sunumlar hakkındaki sıkıntılar için değerli vaktinizi alıyorum. Bunlar Resulullah(sav)'ı yücelmek adına uydurulmuş rivayetler... Aynı zamanda Resulullah(sav)'ın bize örnekliliğinden uzaklaştırılan rivayetler. Sahih rivayetlerle tezat oluşturuyor.
Misal: Bin kişiye yemek yetiyorduysa boykot yıllarında açlıktan insanlar niçin ölmüştür? (ve daha bir çok örnek). Bu ve benzeri rivayetler; İsra: 59. ayetiyle de uyuşmamaktadır.
Son olarak şunu söylemeliyim ki; bu rivayetler İbn Sad, İbn Hişam, İbn İshak gibi ilk dönem tarihçilerinin kitaplarında değil onlardan istinsah edilen ve zayıf rivayetleri esas alan sonraki dönem kitaplarda yer bulmuştur...
Sevgili Kardeşim Allah Rızası için hayırlı şeyler yapmaya çalışıyorsunuz, biliyorum.
Rabbim ecrini versin. Ancak Rasulullah(sav) algımız malesef O'nu örnek alabileceğimiz bir formattan çıkarılmış ve ayakları yere basmayan, uçan, kaçan bir peygambere dönüştürülmüştür. Bu yanılgıyı değiştirip O'nun bizler gibi bir insan olduğunu, kaybettiğinde devesini bulamadığını, hicret edeceği zaman onlarca tedbir aldığını, kırk gün aç kaldığını, yiyecek tasarrufunda bulunamadığını, daha da önemlisi onun en büyük(tek) mucizesinin bu gün tüm insanlarında müşahade etttiği Kur'ân olduğu gerçeğini vurgulayan çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır...
Eğri gönye ile düz çizgi çizemeyiz kardeşim. Din eğitimi veren bizler doğru bir algı üzerine olmazsak elimizdeki çocuklara yazık edebiliriz... Niyetimin, kastımın doğru anlaşılmasını umut ediyor, çalışmalarınzda başarılar diliyorum. Allah'a emanet...
---
Salih TEKİN
Tarih: 22 Nisan 2012 10:34
Aleyküm Selam çok değerli Süleyman Kardeşim,
Mailiniz ve ikazınız için çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Böyle bir ikazı yıllardır bekliyordum. Nihayet geldi. Rivayetleri, kaynaklardan çok fazla değiştirmeden aktarıyordum. Bu konular aklımdan geçmesine rağmen hep gelenekçi kaldım nedense...
Şimdiye kadar sadece Efendimiz'e "GÜLLERİN EFENDİSİ" adının verilemeyeceği ile ilgili tenkit gelmişti ama sizin işaret buyurduğunuz konuda hiç ikaz almamıştım. İnşallah bu konuda gerekli çalışmaları yapacağım.
Mailinizi müsade ederseniz www.dinalemi.net sitemizde yayınlayıp, kardeşlerimizle de bu konuyu paylaşmak isterim. İlahiyatçıların (ben de dahil olmak üzere) bazı hatalarının düzeltilmesine, bu mailinizin vesile olacağını ümit ediyorum. Selam ve dua ile...
---
Suleyman TOPSAKAL
Tarih: 6 Mayıs 2012 12:26
Selamun Aleyküm Salih Hocam;
Cevap nezaketiniz için teşekkür ederim. Mailimi elbette yayınlayabirsiniz. Hepimizin ortak amacında bir sebeb olması dileğiyle...
Süleyman TOPSAKAL
ANKARA-2002
---
Mustafa MALKOÇ
Tarih: 8 Mayıs 2012 03:53
Sayın Salih TEKİN Kardeşimize ve Zümre Dostlarıma!
Sn. Süleyman TOPSAKAL kardeşin haklı ve nazik eleştirilerine katılmakta olduğumu, sete verilen ismin uygunluğunu ifade ile birlikte yüreklendirici bu tür yararlı setlerin üretimlerinin artırılmasını ve hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan temenni ederim.
Mustafa MALKOÇ
Bursa YIE-1981
---
Abidin KARAZÖHREOĞLU
Tarih: 8 Mayıs 2012 06:05
Değerli İlahiyatçı arkadaşlar...
Aslında bu konuda epeydir sıkıntı çektiğimi düşünüyordum ve fazlaca abartılı bulduğum teknolojinin hertürlü uzantısının kullanıldığı bu tür ders meteryallerini de okumadan siliyordum zaten. Değerli arkadaşlar, ben şahsen "Kutlu Doğum" anlayışının "Muhammedî Noel"e dönüşmesinden endişe duyuyor ve bu endişelerimi de her platformda dile getirmeye çalışıyorum. Zira böyle giderse 5-10 yıl içerisinde mağaza vitrinlerinde herşeyin gül ve uzantısıyla tasarlanıp bir "Kutlu Doğum Sektörü"nün oluşması kaçınılmaz gözükmetedir. Geçen haftalarda Diyarbakır'daki eğlence/şenlik anlayışı içerisinde yapılan "Kutlu Doğum Etkinlikleri" bu iddamın en önemli kanıtı olduğunu gösterdi. Birilerine nispetle bu işin abartıldığı, çığrından çıkmaya namzet olduğu görülmektedir.
Diğer bir husus; bu kutlamalar yeni bir ticari sektör doğurmakta ve "Muhammed" pazarlanmaktadır. Bazı cemaat, dernek, vakıf... vb yayınevleri gül kokulu lokumlar, gül kokulu tespihler, yine Kutlu Doğum" hatırasına yönelik küçük süs eşyaları, anahtarlık, saat... vb şeyleri korkunç bir şekilde pazarlamakta ve kendilerine dokunulmaz bir alan inşaa etmektedirler. Bazı samimi arkadaşlarımız, iyi niyetle bunlara maalesef önder olmakta ve Hz Peygamber'i, İslam'ın peygamber anlayışından hızla uzaklaştırmaktadırlar. İşte "Güllerin Efendisi" başlıklı, uzun bir zamandır maillerimize gelen slayt/çalışmaları bunun küçük ve basit örnekleridir. İsrailî haberlerin halk arasında ne kadar itibar bulduğunu anlatmamıza gerek yoktur. Eğer bizlerde bu israili haberleri veya İslam'ın temel Peygamberlik anlayışına ters bir durumda sahih olmayan bir şekildeHz. Peygamber'i nesillere aktarmaya devam edersek sonuçlarının elbette vahim olacağını bilmeliyiz.
Netice itibariyle ;(Bana göre) internette gördüğümüz, bulduğumuz herşeyin, her bilginin güvenilirliğini araştırmamız gerekir. Teknolojiyi kararınca kullanmak elbette fayda sağlıyacaktır, ama elzem olmamalıdır. Yine "Hz. Peygamber Sevgisi"ni alternatif bir Yılbaşına/Noele dönüştürmenin sakıncalarını aklımızda tutarak, çalışmalarımızı o yönde yapmamız gereklidir...
Saygılarımla
A.K.Zöhreoğlu
---
Murat KAHRAMAN
Tarih: 8 Mayıs 2012 07:27
Selamun Aleykum Muhterem Salih Hocam,
Yıllardır bizler İlahiyatçı Öğretmenler olarak size bir teşekkür mesajı dahi yazmadan, yapmış olduğunuz harika çalışmalardan istifade ediyor ve öğrencilerimizle de paylaşıyoruz. Buna devam edeceğiz tabii ki, teberrüken gecikmiş teşekkürlerimi kucak dolusu olarak arz ederim. Lütfen kabul buyurunuz...
Kısaca "EFENDİMİZİ YÜCELTME"de bizim aslında sıkıntımız yetersizliğimizdir. Zaten hiçbir zaman da yeterli olamayacağız. S. Topsakal dostumuzun işaret ettiği hususlara gelince, sadece şunu söylemek isterim ki; elbette O da bizim gibi bir insandı... Fakat asla BİZİM GİBİ DEĞİLDİ ve BİZ O'NA NE KADAR BENZİYORUZ Kİ!... Evet, YAKUT da bir taştır amma sadece taş değildir! MU'CİZE'yi akılsız anlamak mümkün değil amma sadece akılla da anlaşılamaz!
Eğer boykot yıllarında Efendimiz yemek icat etseydi bunu adı sihir olurdu! vs...
Saygılar sunarım efendim.
Murat KAHRAMAN
Marmara-1984
---
75-HENDEKTEKi AK KAYA.pps ve 76-BiN KiSiYE YETEN YEMEK.pps sunumlarını birleştirerek tek sunum haline getirdim.
"İndir" butonunu tıklayarak sunumu indirebilirsiniz. "Yorum" kısmına da görüşlerinizi yazabilirsiniz...
Suleyman TOPSAKAL
Tarih: 22 Nisan 2012 09:39
Selamun Aleyküm Değerli Zümrem...
"Bin Kişiye Yeten Yemek", "Hendekteki Kaya" gibi sunumlar hakkındaki sıkıntılar için değerli vaktinizi alıyorum. Bunlar Resulullah(sav)'ı yücelmek adına uydurulmuş rivayetler... Aynı zamanda Resulullah(sav)'ın bize örnekliliğinden uzaklaştırılan rivayetler. Sahih rivayetlerle tezat oluşturuyor.
Misal: Bin kişiye yemek yetiyorduysa boykot yıllarında açlıktan insanlar niçin ölmüştür? (ve daha bir çok örnek). Bu ve benzeri rivayetler; İsra: 59. ayetiyle de uyuşmamaktadır.
Son olarak şunu söylemeliyim ki; bu rivayetler İbn Sad, İbn Hişam, İbn İshak gibi ilk dönem tarihçilerinin kitaplarında değil onlardan istinsah edilen ve zayıf rivayetleri esas alan sonraki dönem kitaplarda yer bulmuştur...
Sevgili Kardeşim Allah Rızası için hayırlı şeyler yapmaya çalışıyorsunuz, biliyorum.
Rabbim ecrini versin. Ancak Rasulullah(sav) algımız malesef O'nu örnek alabileceğimiz bir formattan çıkarılmış ve ayakları yere basmayan, uçan, kaçan bir peygambere dönüştürülmüştür. Bu yanılgıyı değiştirip O'nun bizler gibi bir insan olduğunu, kaybettiğinde devesini bulamadığını, hicret edeceği zaman onlarca tedbir aldığını, kırk gün aç kaldığını, yiyecek tasarrufunda bulunamadığını, daha da önemlisi onun en büyük(tek) mucizesinin bu gün tüm insanlarında müşahade etttiği Kur'ân olduğu gerçeğini vurgulayan çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır...
Eğri gönye ile düz çizgi çizemeyiz kardeşim. Din eğitimi veren bizler doğru bir algı üzerine olmazsak elimizdeki çocuklara yazık edebiliriz... Niyetimin, kastımın doğru anlaşılmasını umut ediyor, çalışmalarınzda başarılar diliyorum. Allah'a emanet...
---
Salih TEKİN
Tarih: 22 Nisan 2012 10:34
Aleyküm Selam çok değerli Süleyman Kardeşim,
Mailiniz ve ikazınız için çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Böyle bir ikazı yıllardır bekliyordum. Nihayet geldi. Rivayetleri, kaynaklardan çok fazla değiştirmeden aktarıyordum. Bu konular aklımdan geçmesine rağmen hep gelenekçi kaldım nedense...
Şimdiye kadar sadece Efendimiz'e "GÜLLERİN EFENDİSİ" adının verilemeyeceği ile ilgili tenkit gelmişti ama sizin işaret buyurduğunuz konuda hiç ikaz almamıştım. İnşallah bu konuda gerekli çalışmaları yapacağım.
Mailinizi müsade ederseniz www.dinalemi.net sitemizde yayınlayıp, kardeşlerimizle de bu konuyu paylaşmak isterim. İlahiyatçıların (ben de dahil olmak üzere) bazı hatalarının düzeltilmesine, bu mailinizin vesile olacağını ümit ediyorum. Selam ve dua ile...
---
Suleyman TOPSAKAL
Tarih: 6 Mayıs 2012 12:26
Selamun Aleyküm Salih Hocam;
Cevap nezaketiniz için teşekkür ederim. Mailimi elbette yayınlayabirsiniz. Hepimizin ortak amacında bir sebeb olması dileğiyle...
Süleyman TOPSAKAL
ANKARA-2002
---
Mustafa MALKOÇ
Tarih: 8 Mayıs 2012 03:53
Sayın Salih TEKİN Kardeşimize ve Zümre Dostlarıma!
Sn. Süleyman TOPSAKAL kardeşin haklı ve nazik eleştirilerine katılmakta olduğumu, sete verilen ismin uygunluğunu ifade ile birlikte yüreklendirici bu tür yararlı setlerin üretimlerinin artırılmasını ve hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan temenni ederim.
Mustafa MALKOÇ
Bursa YIE-1981
---
Abidin KARAZÖHREOĞLU
Tarih: 8 Mayıs 2012 06:05
Değerli İlahiyatçı arkadaşlar...
Aslında bu konuda epeydir sıkıntı çektiğimi düşünüyordum ve fazlaca abartılı bulduğum teknolojinin hertürlü uzantısının kullanıldığı bu tür ders meteryallerini de okumadan siliyordum zaten. Değerli arkadaşlar, ben şahsen "Kutlu Doğum" anlayışının "Muhammedî Noel"e dönüşmesinden endişe duyuyor ve bu endişelerimi de her platformda dile getirmeye çalışıyorum. Zira böyle giderse 5-10 yıl içerisinde mağaza vitrinlerinde herşeyin gül ve uzantısıyla tasarlanıp bir "Kutlu Doğum Sektörü"nün oluşması kaçınılmaz gözükmetedir. Geçen haftalarda Diyarbakır'daki eğlence/şenlik anlayışı içerisinde yapılan "Kutlu Doğum Etkinlikleri" bu iddamın en önemli kanıtı olduğunu gösterdi. Birilerine nispetle bu işin abartıldığı, çığrından çıkmaya namzet olduğu görülmektedir.
Diğer bir husus; bu kutlamalar yeni bir ticari sektör doğurmakta ve "Muhammed" pazarlanmaktadır. Bazı cemaat, dernek, vakıf... vb yayınevleri gül kokulu lokumlar, gül kokulu tespihler, yine Kutlu Doğum" hatırasına yönelik küçük süs eşyaları, anahtarlık, saat... vb şeyleri korkunç bir şekilde pazarlamakta ve kendilerine dokunulmaz bir alan inşaa etmektedirler. Bazı samimi arkadaşlarımız, iyi niyetle bunlara maalesef önder olmakta ve Hz Peygamber'i, İslam'ın peygamber anlayışından hızla uzaklaştırmaktadırlar. İşte "Güllerin Efendisi" başlıklı, uzun bir zamandır maillerimize gelen slayt/çalışmaları bunun küçük ve basit örnekleridir. İsrailî haberlerin halk arasında ne kadar itibar bulduğunu anlatmamıza gerek yoktur. Eğer bizlerde bu israili haberleri veya İslam'ın temel Peygamberlik anlayışına ters bir durumda sahih olmayan bir şekildeHz. Peygamber'i nesillere aktarmaya devam edersek sonuçlarının elbette vahim olacağını bilmeliyiz.
Netice itibariyle ;(Bana göre) internette gördüğümüz, bulduğumuz herşeyin, her bilginin güvenilirliğini araştırmamız gerekir. Teknolojiyi kararınca kullanmak elbette fayda sağlıyacaktır, ama elzem olmamalıdır. Yine "Hz. Peygamber Sevgisi"ni alternatif bir Yılbaşına/Noele dönüştürmenin sakıncalarını aklımızda tutarak, çalışmalarımızı o yönde yapmamız gereklidir...
Saygılarımla
A.K.Zöhreoğlu
---
Murat KAHRAMAN
Tarih: 8 Mayıs 2012 07:27
Selamun Aleykum Muhterem Salih Hocam,
Yıllardır bizler İlahiyatçı Öğretmenler olarak size bir teşekkür mesajı dahi yazmadan, yapmış olduğunuz harika çalışmalardan istifade ediyor ve öğrencilerimizle de paylaşıyoruz. Buna devam edeceğiz tabii ki, teberrüken gecikmiş teşekkürlerimi kucak dolusu olarak arz ederim. Lütfen kabul buyurunuz...
Kısaca "EFENDİMİZİ YÜCELTME"de bizim aslında sıkıntımız yetersizliğimizdir. Zaten hiçbir zaman da yeterli olamayacağız. S. Topsakal dostumuzun işaret ettiği hususlara gelince, sadece şunu söylemek isterim ki; elbette O da bizim gibi bir insandı... Fakat asla BİZİM GİBİ DEĞİLDİ ve BİZ O'NA NE KADAR BENZİYORUZ Kİ!... Evet, YAKUT da bir taştır amma sadece taş değildir! MU'CİZE'yi akılsız anlamak mümkün değil amma sadece akılla da anlaşılamaz!
Eğer boykot yıllarında Efendimiz yemek icat etseydi bunu adı sihir olurdu! vs...
Saygılar sunarım efendim.
Murat KAHRAMAN
Marmara-1984
---
75-HENDEKTEKi AK KAYA.pps ve 76-BiN KiSiYE YETEN YEMEK.pps sunumlarını birleştirerek tek sunum haline getirdim.
"İndir" butonunu tıklayarak sunumu indirebilirsiniz. "Yorum" kısmına da görüşlerinizi yazabilirsiniz...
Aynı kategoriden
Kategoriye git








Yorumlar 22
Merak ediyorum aleyhte ucuz yazan şu arkadaş delil olarak sunduğum ayete bakma zahmetinde bulundumu?(isra 59)hz Ali'ye vahiy indiğini söyleyen bir adamın sözüyle Allah'ın sözünü tartışan adamın öğrencisi ne olur onu da merak ediyorum?
Arkadaşlar; ayın yarılması, parmaklarından su çıkması,ağaçları kendine çağırmasıyla hepsinin kendisine doğru yürümesi vs. gibi mucize olarak anlatılan bu rivayetleri-bunların hepsi gerçek bile olsa- dile getirmemizin ne yararı olabilir. O devrin insanları mucizenin bizzat kendisini görüpte iman etmemişlerken biz muucizenin rivayetini günümüz insanına anlatmakla onların imanlarının artmasına mı vesile olacağız.Bize düşen Hz. Muhammedin verdiği muhteşem mücadeleyi anlamak ve anlatmaktır.
Ahmet TASGIN: Selamun Aleyküm. Alemlerin Rabbine hamd Kutlu Elçisine Salat olsun! Kardeşler ben de size Rasulullah'ın Beşeri yönünü rivayetler ışığında incelemiş olan bir eserin adını vererek katkıda bulunmak istedim. Eser:SAHABENİN SÜNNET ANLAYIŞI. Diyanet Vakfı Yayınları. Yazar:Prof.BÜNYAMİN ERUL. Baştan sona okunursa ziyadesiyle faydalı olacağını düşünüyorum. Allaha emanet olunuz.
Mustafa KOLKA: Selamün aleyküm Değerli hocam. Yapmış olduğunuz çalışmalarınızdan dolayı teşekkür eder muvaffakiyetler dilerim. Murat KAHRAMAN kardeşimin görüşlerine katılıyorum. Güllerin efendisi yerine Kainatın efendisi şeklinde olabilir. Daha kapsamlı isim bulunabilir.
Peygamberimizin islama davet toplantılarında Hz. Ali ye hazırlattığı yemektende altmış yetmiş seksen kişi yamişti. Bazı yerlerde mucize gerekir bazı yerlerde gerekmez. bunu ayarlayan Rasülüllahtır.Ayın yarılması parmaklarından su akıtıp ordunun abdest alması gibi çoğaltabileceğimiz mucizeler vardır. Zayıf rivayet israiliyet derken işin özünden de uzaklaşmamak lazım.
Kutlu doğum haftasına gelince görünüşte hristiyanların bir hafta noel kutladıkları gibi bizde bir hafta olarak kutluyoruz. Hicri aya göre hareket ederek Peygamberimizin dünyayı şereflendirdiği geceyi ihya etmek bence yeterli.Çalışmalarınızda Allah'ın yardımı üzerinize olsun.
H. İbrahim KAYA: sevgili arkadaşlar istemeden de olsa muhatabınız olduğum için cevap yazayım istedim Allah c.c aşkına ne dediğinize bir bakın Peygamberler her an mucizeye muhatap olmazlar. Mucize sahibinin tasarrufundadır.
Hz.Yakup a.s. km'lerce öteden Yusuf'un kokusunu aldın da kuyudaki Yusuf'un haberini niçin alamadın? sorusuna, biz peygamberler rabbim bildirmeden haber alamayız diyor. Bu tür yorumları yapanlar bu haberlerin tamamının lafzi yada sükuti icma olduğunu unutuyorlar mı? Sizleri mucizatı ahmediye risalesini okumaya davet ediyorum. Allah'a emanet olun.
c.e.: s.a. Kıymetli kardeşim bu kadar adamın şahit olduğu olaylara nasıl akılcı bir yorumla karşı çıkılır anlamıyorum.Bakıyorum bu tip insanlar Hz.Muhammed'i sadece insan olarak ele alıp nübüvvet ve onu destekleyen mucize ve şefaat konusunda aydınlanmacı felsefenin batılı oryantalistlerin etkisinde kalan akımlara kendilerini kaptırıyorlar.
Bu mucizelerle habibini desteklemesi neden akıl dışı olsun Kurana neden ters düşsün. Allah açlıkla da imtihan eder varlıkla da. Sonra kim acından ölmüş. Yok öyle bişey. Rasulullah zengindi fakir olduğu için değil elindekileri dağıttığı için fakir oldu ve bu tercihi o yaptı. Uhut dağının altın olmasını tercih etmedi de kulluğu tercih etti.
Boşver sen bildiğin yoldan şaşma. Mezhep imamları bu işi bilemedi de üstad Bediüzzaman bilemedi de bu taharetten anlamayan aklı evveller mi bildiler. Bunların ayetleri eğip büğmelerine anlamlarını nasıl değiştirdiklerine şahit oluyorum. Kahroluyorum. Eskiden hariciler, mücessime, kaderiye vardı şimdi de var şii ve vehhabi görüşlerle harmanlanıp ehli sünnet inancıyla mücadele ediliyor aman dikkat edelim yazacak çok şey var ama zaman... Allaha emanet
msalih köse: Degerli arkadaşlar. Hz. Peygamber; beni hiristiyanların meryem oglu isayı aşırı derecede yücelttikleri gibi yüceltmeyin buyuruyor...
Bununla birlikte Hazreti peygamberimizin olagan üsti hallerini sahih kaynaklarda belirtildigi gibi aktarırken ayet hadis ve saglam rivayetleri günümüz teknik teknolojık dijital teknoloji nano teknoloji gibi müsbet ilimlerden faydalanarak ornegin uzay teknolojileri bilimleri jeoloji fizik ve metafizik su ilimleri iletişim teknolojileri ve benzeri bilimlerden yararlanalım. Ne olursunuz kardeşler asrın idrakine soyleteceksiniz İslamı.
Bunun için fen bilimleri hocalarımızdan iletişim kuralım ortak çalışmalar diyalog yoluyla gerçekleştirilebilir. Bu İHL. ve İLH nesli bunu geliştirecek inovasyona sahip olmalıdır. Daha evvelde inavasyon konusunda mail gondermiştim. Hatta Denizli Ticaret Odasından yardım destek alınız. diye tavsiyede bulunmıştım. Olmazsa bizi davet edin gelelim ortak çalışmalarda bulunalım.
Fatih Çelik: Niyetiniz Peygamberimizi akılcı ve mantık kuralları çerçevesinde anlatmak olabilir. Ama zaten mucizeler işin akıl ve mantığa uygunluğunu destekleyen olaylardır.. Söyelesenize hiçbir şekilde mucize göster(e)meyen veya çok zor durumlarda dahi ara sıra kendisine Yaratıcı tarafından yardım edilmeyen bir Peygambere kim inanır?
Mucizeleri kabul etmeyecek olursak her dürüst görünen/geçinen insan bir gün gelir Peygamberliğini ilan eder.. Hiçbir peygamber yoktur ki mucize göstermiş olmasın.
Eğer kainatın yaratıcısının temsilcisi ise Kainatın yaratıcısı ara sıra gerek onu tasdik gerekse ona yardım amacıyla ara sıra kainatta cari kurallarını değiştirecektir.. Yoksa nerden bilelim Peygamber olduğunu.. Ya dürüst görünüp Peygamberlik makamında görünen şöhret sevdalısı biriyse??
Diğer taraftan Kur'an'da "cunuden lem teravhe" ayeti gibi ayetler gözümüzün önünde meleklerin dahi Peygambere yardıma amacıyla savaşa katıldıklarını söylerken eğer siz yukarıdaki bin kişiye yeten yemek ve hendekteki kaya gibi rivayetleri aklınıza sığıştıramıyorsanız bunu nasıl sığıştıracaksınız merak ediyorum.. Kısacası Peygamberler mucize göstermelidir. Ama her hali mucize olmamalıdır..
Ne akılcı mantıklı olacağız diye var olan hakikatleri inkar etmek yerine aklımıza neden sığıştıramıyoruz diye düşünmeliyiz... Bu pozitivist zihinle olaylara bakarsak bırakın mucizeleri ne Çanakkale zaferinde yaşananları ne de Seyit onbaşıları ne de istanbul'un fethini izah edemeyiz orada yaşananlara da birer uydurma muamelesinde bulunuruz. Diğer taraftan gerçekten uydurma rivayetleri de görmezden gelmemeliyiz diye düşünüyorum. Selam ve dua ile...
attutan: HOCAM, HZ. MUHAMMED'İN MUCİZELERİ KONUSUNDA 2 ÖNEMLİ ÇALIŞMA VAR:
HZ.PEYGAMBERİN BEŞERİ YÖNÜ-H. PROF.DR. MUSA BAĞCI- DOKTORA TEZİ ANKARA OKULU YAYINLARI
SİYERİ FARKLI OKUMAK-DOÇ DR. MEHMET AZİMLİ
Haluk GÜNERMANSalih Dostum merhaba. Bu konuda en yetkin eser: Mustafa İslamoğlu'nun ÜÇ MUHAMMED adlı kitabıdır. Burada, aşırı indirgeme (Peygamberi yalnızca bir postacı gibi, kendisine geleni aktarma) yapanlar;
aşırı yüceltenler (Hristiyanların Hz.İsa'ya yaptıkları gibi); Ve olması gereken şekilde kabul edenler, diye üç ayrı görüşten söz edilmektedir. Okunmaya değer bir eserdir.
Vesselam.
güzel bir çalışma inşalla devamı gelir