Din aleminin sanal buluşma platformu
Yeni Sayfa 1

Favorilerime Ekle   Anasayfam Yap

BÜYÜKLER İÇİN DERS DOKÜMANLARI Genel Sunumlar İlköğretim Sunumları Lise Sunumları  
Yeni Sayfa 1
Başyazı: "ÇANAKKALE VE ÇOCUK EĞİTİMİNDE MİLLİ ŞUUR"
Çocuk:

-Baba niçin her 18 Martta yağmur yağıyor?

Baba:


-Şehitlerimiz oğlum, şehitlerimiz ağlıyor...

Şüphesiz Çanakkale savaşı gibi metrekareye altı bin kurşunun düştüğü bu muazzam zaferi kelimelerle ifade etmek son derece güçtür. Çanakkale ruhunu anlamak için dilerseniz 5. Osmanlı ordusu kumandanı Mareşal Liman Von Sanders’a kulak verelim: “Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa, Türklerle omuz omuza savaşmaktır diyebilirim. Fakir insanlardı; buğday kırığından yapılmış çorba en önemli yemekleriydi; sağlıksız su içerlerdi; çamur barınaklarda yatarlardı; fakat en modern silah ve araçlarla donanmış düşmanlarına karşı aslanlar gibi savaşırlardı. Bu insanların kalplerinde sadece ve sadece ulvi bir vatan sevgisi vardır. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet ferdi daha görmedim.” !..” Düşman orduları başkomutanı General Jean Hamilton da ecdadımızın gösterdiği kahramanlık ve cesareti şu sözleriyle ifade etmiştir: “Evet, insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Dünyada hiçbir ordu bu kadar sürekli ayakta kalamaz. Sadece bugün 1800 şarapnel attık. Aylardan beri gece gündüz savaş gemilerimiz mevzileri bombalıyor. Son derece hırpalanmış Türkleri koruyan Cenab-ı Allah’larından ayırmak için başka ne yapılabilir!..”(Mehmet Niyazi, Çanakkale Mahşeri). Bu sözler atalarımıza yokluk ve yoksulluk içinde bulunmasına rağmen yine de “Çanakkale Geçilmez” dedirten sağlam inancı ve o sarsılmaz ruhu ifade etmekte, her türlü imkânlarına rağmen düşmanın yaşadığı çaresizliği ortaya koymaktadır. İşte ecdadımız Çanakkale’de, kurtuluş savaşında kanlarının son damlasına kadar esarete meydan okumuş, yedi düvele karşı özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi vermiştir. Öyle ki kahraman Mehmetçiğimiz Çanakkale savaşında sekiz metre ilerisindeki düşman siperlerine üç saniyede bir sıra kendisine geldiğinde mermisi bittiği için ve öleceğini kesin olarak bilmesine rağmen hiç tereddüt göstermeyerek süngüsüyle düşman üzerine saldırmış, vatanı ve milleti için canını seve seve feda etmekten asla çekinmemiştir. Kahraman ecdadımızı gözünü kırpmadan vatanı için canını seve seve feda etmeye sürükleyen en önemli saik sanırız Halid bin Velid’in ifade ettiği şu ruhta gizlidir: “Bekleyin, sizin dünyayı istediğinizden daha fazla ahireti arzulayan bir ordu geliyor..."
Milli kişiliği geliştirmek, milli birlik ve beraberlik ruhunu tesis etmek eğitim sistemimizin çocuklarımıza kazandırmayı hedeflediği önemli değerlerdendir. Şunu ifade etmeliyiz ki DKAB dersi çocuklarımıza vatan ve millet sevgisini aşılamada ve milletine özveriyle hizmet etme bilinci kazandırmada adeta bir lokomotif işlevi görmektedir. Bu amaca yönelik DKAB ders programı ve kılavuzunda şu ifadelere yer verilir: “Dinî bilgiler yanında millî birlik ve beraberliği kazandırıcı; sevgi, saygı, kardeşlik, arkadaşlık ve dostluk bağlarını güçlendirici, vatan, millet, bayrak, sancak, şehitlik, gazilik gibi millî değerleri kazandırıcı kavramların öğrencilerin zihninde yer etmesine özen gösterilmelidir.”
Çanakkale’de gösterilen kahramanlıkları orada yazılan destanı acaba bizler çocuklarımıza yeterince anlatıp onlara milli birlik ve beraberlik ruhunu tam olarak verebiliyor muyuz? Bu soruyu şu anekdotla cevaplamaya çalışalım:
Rahmetli Özal zamanında Japon eğitim uzmanları ülkemize gelmiş ve Türk eğitim sistemini incelemiş. Bu uzmanlar, Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunları söylemişler: “Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!”Özal’ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlar: “Biz Japonya’da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu hâlde hızlı trenlere bindirir, ardından onlara dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir, ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazaki’ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösteririz.
Orada çocuklara şöyle deriz: “Eğer siz mücadele etmez, bilinçli olmaz ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur!”
Bürokratlarımızdan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki!”
Japon uzmanın cevabı ise tokat gibidir: “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!”
İşte bu Çanakkale ruhu, atalarımızın sahip olduğu inanç değerleriyle yoğrulmuş milli bir ruhtur. Kur'an seslerinin, Allah Allah nidalarının Çanakkale Boğazı'nda Gelibolu yamaçlarında kanlı bir savaşın nakaratı olduğunu görebilenler ancak o ruhu fark edebilir.

Burada şu noktanın altını çizmek istiyoruz. Çanakkale destanını çocuklarımıza anlatırken diğer milletlere karşı düşmanlık tohumları ekmek onları diğer insanlara karşı kin ve nefrete sürüklemek yerine Çanakkale’de kahraman ecdadımızın nasıl Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap ayrımı olmaksızın bir araya geldiğini vatanın bağımsızlığı ve milletin huzuru için göğüs göğüse nasıl kahramanca mücadele verdiğini anlatmak ve bu sayede onlara milli birlik ve beraberlik şuurunu kazandırmaya çalışılmak esas olmalıdır. Eğitimcilerin önemle üzerinde durduğu insan için en iyi öğrenmenin yaparak yaşayarak öğrenme olduğundan hareketle, çocuklarımızı Çanakkale’yi gezdirmeli oradaki atmosferi yeniden yaşatarak, şanlı ecdadımızın vatan millet uğruna gösterdiği fedakârlıklar vurgulanmalı, onların mezarlarında huzur içinde yatması için bize bıraktıkları bu emanete sahip çıkarak vatanımızı güçlü milletler seviyesine çıkarmamız gerektiği kavratılmalıdır.

Çocuklarımıza milli birlik ruhu kazandırmaya yönelik sinema ve film sektöründen yeterince istifade ettiğimizi söylemek son derece güçtür. Öyle ki Amerika Vietnam savaşında yenilmesine rağmen Hollywood yıllarca Amerikan ordusunun Vietnam’da gösterdiği sözde kahramanlığı anlatan dev bütçeli filmlere imza atmış ve insanlarına milli birlik ve beraberlik ruhunu kazandırmaya çalışmıştır. Peki, bizim Çanakkale gibi bir destanımız ortada duruyorken orada yaşanan muazzam kahramanlıkları anlatan kaliteli bir filmimiz niçin yok? Yönetmenlerimiz değerli Türk büyüklerimizin özel hayatlarını deşifre etmeye, aile içi gayri ahlaki ilişkileri tüm çıplaklığıyla ortaya koymaya bu kadar ehemmiyet veriyorken Çanakkale’de kutsal değerleri uğruna canını feda etmekten kaçınmayan değerli ecdadımıza karşı aynı hassasiyeti niçin göstermiyor? İnsanımız artık uyuduğu bu gaflet uykusundan biran evvel uyanmalı ve şehit kanlarıyla sulanmış bu kutsal vatanımızın otuz kupona satın alınmadığını çok iyi anlamalıdır!...
Alim BAYHAN 
22.03.2011

Bu haber toplam 1881 defa okundu

Haber Hakkındaki Yorumlar (2)

Tümü

alim bayhan Allah razı olsun Salih hocam, Allah cümlemizin yardımcısı olsun inş.gayretli çalışmalar konusunda sizin elinize su bile dökemeyiz,Allah gayretinizi ve himmetinizi artırsın inş.  23.03.2011 
Salih TEKİN Alim Hocam güzel yazınızdan dolayı sizi tebrik eder, gayretli çalışmalarınızın devamını dileriz. Allah yâr ve yardımcınız olsun. 22.03.2011 

Yorum yazabilmek için sistem girişi yapmanız gerekir.

       Benzer Haberler

Ayşe Ünal AYDIN: RAMAZAN AYI VE TERAVİH NAMAZI

Ayşe Ünal AYDIN: GÜLÜMSEYİN

Alim BAYHAN: DÜNDEN BU GÜNE DİN EĞİTİMİ VE İMAM-HATİP OKULLA

Ayşe Ünal AYDIN: YENİ NESİL TESETTÜR

Ayşe Ünal AYDIN:
"BİR AŞK HİKAY

Ayşe Ünal AYDIN:ZAMANIN ÖNEMİ VE YI

BAŞYAZI:"HİCRET" Ayşe Ünal

ANA-BABAYA İTAAT Mİ? İHSAN MI? Ayşe Ünal AYDIN

DENİZLİ’DEKİ BİR ETKİNLİĞİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Ayşe ÜNAL AYD

ÇOCUK EĞİTİMİNDE ŞEFKAT VE SORUMLULUK DENGESİ Alim BA

KUR'ÂN TİLAVETİNDE KEMİYET Mİ? KEYFİYE

Konuk Yazar Rasül ÇÖVÜT: YENİ EĞİTİM SİSTEMİNDE İMAMHATİP OR

"DENİZLİ '4+4+4'E HAZIR" TOPLAN

NASIL BİR UMRE?... Ayşe Ünal AY

GÜLLERİN EFENDİSİ A. Ünal AYDIN

"GÜLLERİN EFENDİSİ":EFENDİMİZİN HAYATI SETİ TAMAMLAND

DENİZLİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ AÇILDI

Konuk Yazar Dr.Müh.Haluk Günerman: "JAPONLAR HAKKINDA İKİ TE

SUEDA NUR TEKİN'DEN BİR HİKAYE: "ZEYNEP ile MERYEM

Başyazı: YILBAŞINDA NOEL BABA BEKLEYEN ÇOCUKLARIMIZ

Konuk Yazar: A. Cüneyt TEKİN: ŞEB-İ ARUS KAVUŞMA GECESİ

ÖMÜRLERİ RAMAZAN OLANLARIN AHİRETTEKİ BAYRAMLARI MÜBAREK

HATA VE SEVABIMIZLA

AHMET ŞİŞMAN HAKK'A YÜRÜDÜ.

Başyazı: "İSTANBUL’UN FETHİNDEN GÖNÜLLER FETHİNE"

"Din Eğitiminde Müslüman, Öz Vatanında Parya! ÖYLE Mİ?!!

Başyazı: "İSLAM’DA ÇALIŞMANIN EHEMMİYETİ"

Başyazı: “KUTLU DOĞUM HAFTASI”: HZ. PEYGAMBER SEVGİS

Başyazı: BİLGİSAYAR EĞİTİM İÇİN BİR FIRSAT MI? YOKSA TEHL

Başyazı: ÇOCUKLAR İÇİN DİN EĞİTİMİNİN LÜZUMU

 

 

Yeni Sayfa 1

   
   
E-Posta:
Şifre:
Beni Hatırla

Kaydol

Şifrem?

 

   Site İstatistikleri

   
  Bugünkü sayaç: 65
  Toplam sayaç: 1.081.091
  Toplam Doküman: 1077
  Üye Sayısı: 9925
   


       Anket

 
 
 
 
 
 
 
 
 


Yeni Sayfa 1

duaistiyoruz@dinalemi.net

Tasarım-Hosting: Spark Bilişim