Din aleminin sanal buluşma platformu
Yeni Sayfa 1

Favorilerime Ekle   Anasayfam Yap

BÜYÜKLER İÇİN DERS DOKÜMANLARI Genel Sunumlar İlköğretim Sunumları Lise Sunumları  
Yeni Sayfa 1
Başyazı: ÇOCUKLAR İÇİN DİN EĞİTİMİNİN LÜZUMU
“Çocuk zekâsını çok iyi tanıyan bir zatın, onlara mahsus bir akaid kitabı yazmasını pek isterim.”
Rousseau

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yanı sıra küreselleşmenin de etkisiyle dünya hızla bozulmakta ve bu bozulmayla birlikte insanoğlu milli, manevi ve insani değerlerinden gittikçe uzaklaşmaktadır. Günümüzdeki bu olumsuz tablo, insana verilecek din eğitimini daha da zorunlu hale getirmektedir.

Bilindiği gibi ilk insan olan Hz. Âdem aynı zamanda ilk peygamberdir. Buradan hareketle diyebiliriz ki, dinlerin geçmişi insanlığın başlangıcına kadar uzanmaktadır. Yine yapılan antropolojik kazılarda eski toplumlara ait birçok dini kalıntıların ortaya çıkarılması, ilk insandan bu yana insanlığın hayatında dinin hep var olageldiğinin göstergesidir. Akseki de bu gerçeği şu sözleriyle ortaya koymuştur: “Okumakla ve ince araştırmalarla anlıyoruz ki, dünyada dini olmayan bir topluluk yoktur; ama doğru, ama eğri. En eski milletlerin bile din diye bir şey kabul ettiklerini, Tanrı diye bir şeye itikat edip taptıklarını görüyoruz. Bunun için büyük bilginler: “İnsan, dünyada dinsiz yaşamamış ve yaşayamaz” diyorlar.” (Ahmet Hamdi Akseki, Yavrularımıza Din Dersleri, s.13) İnsanlığın başlangıcından bu yana insan hayatında dinin hep var olagelmesi, inanç duygusunun insanda fıtri bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymakta ve bizlere Allah tarafından insan DNA’sının genetik şifresine inanma içgüdüsünün yerleştirilmiş olabileceğini düşündürmektedir. İşte bu fıtratla yaratılan çocuk bir dine inanma ve bir Yaratıcıya sığınmaya son derece istekli ve büyük bir hazır oluşla dünyaya gelmektedir. Bundan sonraki süreçte çocuğun çevresiyle olan iletişimi arttıkça o, hayatında dinin etkilerini daha fazla hissetmektedir. Her gün minarelerden ezan sesini duyan, evinde veya çevresinde ibadet eden insanlarla karşılaşan, insanlarla diyaloglarında Allah, peygamber, melek, şeytan gibi dini kavramlara şahit olan çocuğun dine olan merakı hiç şüphesiz giderek artacaktır. Özellikle bu yaşlarda çocuklar duyu organlarıyla algılayamadığı varlıklara veya olaylara karşı inanılmaz derecede merak içindedir. Bu merakla birlikte özellikle 3-4 yaşlarından itibaren çocuğun zihninde cevabını bulamadığı Allah, melek, şeytan, cin, ruh, ölüm vb. metafizik sorular ortaya çıkmakta ve bu soru ve sorunlarının tatmin edici bir şekilde çözüme kavuşturulması için de sağlıklı bir din eğitiminden geçirilmesi gerekmektedir.

Çocukların dini inançtan yoksun bırakılarak yetiştirilmesi onların birçok ruhi problemle karşı karşıya kalmasına ve böylelikle hem kendilerinin hem de yaşadıkları toplumun mutsuz olmasına neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki, din, insanların anlam arayışına cevap veren, hayatı anlamlı ve yaşanabilir kılan temel değer kaynağıdır. İnsanın “Ben neyim?” , “Nereden geldim” , “Nereye gidiyorum” , gibi sorularına en tatmin edici cevabı dinlerin verebilmiş olması çocuklar için din eğitiminin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Hem dini inanca sahip olmayan insanlar sorumluluk duygusundan da uzak bir yaşam sürerler, yaptıklarının hesabının sorulacağı bir yer olmayacağı düşüncesi insanlarda canının her istediğini yapma serbestliği getirir ki bu da diğer insanlar açısından bir nevi zulümdür. Akseki’ye göre dinsizlik cemiyet ve hürriyet fikirlerini de mahveder. “Dinsizlik cemiyetlerin de yıkılmasını mucip olur. Çünkü cemiyet efradı arasında ahlaki tesanüt, ancak cemiyeti teşkil eden fertlerin itikat ve duygularının müşterek olmasıyla hâsıl olur. Din ortadan kalkınca tabiatıyla bu tesanüt de zeval olur. Dinsizlerde cemiyet gayesi yerine mefkûre kaim olacaktır. Mukaddesat namına hiçbir esasa imanı olmayan dinsiz bir anarşistin bomba ile binlerce adamı telef ettiği halde zerre kadar vicdan azabı hissetmemesi de bunun içindir.” ( Akseki, İslam Fıtri, Tabii Ve Umumi Bir Dindir, s.105). Akseki, bu ifadelerinde Allah korkusu taşımayan insanların vicdan mekanizmalarını yitireceğini ve adeta bir suç makinesine dönüşebileceğini vurgulamıştır. Allah inancı olmayan dinsizler, her devirde insanlığın başına musibet olmuşlardır. “Esasen her dinsiz eline fırsat geçirdiği gün, en korkunç bir müstebit ve mütassıbdır. Dinler tarihi tetkik edilince görülür ki: Vaktiyle Peygamberlerle uğraşan ve onlara karşı gelenler de Nemrutlar, Firavunlar, Ebu Cehiller umumi tabirle müstebitler, diktatörler olmuştur.” (Veli Ertan, Ahmet Hamdi Akseki, s.153). Bu itibarla sağlıklı ruh ve beden yapısına sahip nesillerin teşekkülü açısından çocuklarımıza din eğitimi vermemiz hayati öneme sahiptir. Çünkü dinler, bireysel ve toplumsal bağlamda, insanların dünya ve ahrette mutlu olmalarını sağlayacak ilkeler ortaya koyar.

Din insan davranışlarının aşırılıklarına karşılık bir nevi kontrol mekanizması oluşturur. Din aynı zamanda insanları sürekli teyakkuzda tutarak onlar üzerinde otokontrol sağlayan insanları kötülükten alıkoyarak onları doğru yola yönelten bir sistemdir. Bu itibarla din, insan davranışlarını sistematize eden, onları belirli ilkeler bağlamında şekillendiren bir yaşam modeli sunmaktadır. Şüphesiz herkes için yaşanılası bir dünya inşa etmek için çocuklarımıza sağlıklı bir din eğitimi vermek son derece önemlidir.

Netice itibariyle şunu ifade edebiliriz ki, çocuğun sağlıklı bir ruh yapısına sahip olması ve manevi cephesini kuvvetlendirmesi açısından din eğitimi olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Aynı zamanda sağlıklı din eğitimi alan öğrencilerin ahlaki tutumlarında da müspet tesirlerinin olacağı aşikârdır. Günümüzde çocuklarımızın din eğitimi ihtiyacını karşılayan en ideal yer hiç şüphesiz okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleridir. Bu dersin zorunluluktan kaldırılmasının tartışıldığı günümüzde, onun çocukların hayatında çok mühim bir boşluğu dolduruyor olması ve bu derste onların milli, manevi, ahlaki ve insani değerleri kazanmalarına vesile olarak sağlıklı ruh ve beden geliştirmelerini sağlaması açısından son derece gerekli bir ders olduğu kanaatindeyiz.
Alim BAYHAN
 
06.04.2011

Bu haber toplam 2131 defa okundu

İlk Yorumu Siz Yazınnn

Yorum yazabilmek için sistem girişi yapmanız gerekir.

       Benzer Haberler

Ayşe Ünal AYDIN: RAMAZAN AYI VE TERAVİH NAMAZI

Ayşe Ünal AYDIN: GÜLÜMSEYİN

Alim BAYHAN: DÜNDEN BU GÜNE DİN EĞİTİMİ VE İMAM-HATİP OKULLA

Ayşe Ünal AYDIN: YENİ NESİL TESETTÜR

Ayşe Ünal AYDIN:
"BİR AŞK HİKAY

Ayşe Ünal AYDIN:ZAMANIN ÖNEMİ VE YI

BAŞYAZI:"HİCRET" Ayşe Ünal

ANA-BABAYA İTAAT Mİ? İHSAN MI? Ayşe Ünal AYDIN

DENİZLİ’DEKİ BİR ETKİNLİĞİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Ayşe ÜNAL AYD

ÇOCUK EĞİTİMİNDE ŞEFKAT VE SORUMLULUK DENGESİ Alim BA

KUR'ÂN TİLAVETİNDE KEMİYET Mİ? KEYFİYE

Konuk Yazar Rasül ÇÖVÜT: YENİ EĞİTİM SİSTEMİNDE İMAMHATİP OR

"DENİZLİ '4+4+4'E HAZIR" TOPLAN

NASIL BİR UMRE?... Ayşe Ünal AY

GÜLLERİN EFENDİSİ A. Ünal AYDIN

"GÜLLERİN EFENDİSİ":EFENDİMİZİN HAYATI SETİ TAMAMLAND

DENİZLİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ AÇILDI

Konuk Yazar Dr.Müh.Haluk Günerman: "JAPONLAR HAKKINDA İKİ TE

SUEDA NUR TEKİN'DEN BİR HİKAYE: "ZEYNEP ile MERYEM

Başyazı: YILBAŞINDA NOEL BABA BEKLEYEN ÇOCUKLARIMIZ

Konuk Yazar: A. Cüneyt TEKİN: ŞEB-İ ARUS KAVUŞMA GECESİ

ÖMÜRLERİ RAMAZAN OLANLARIN AHİRETTEKİ BAYRAMLARI MÜBAREK

HATA VE SEVABIMIZLA

AHMET ŞİŞMAN HAKK'A YÜRÜDÜ.

Başyazı: "İSTANBUL’UN FETHİNDEN GÖNÜLLER FETHİNE"

"Din Eğitiminde Müslüman, Öz Vatanında Parya! ÖYLE Mİ?!!

Başyazı: "İSLAM’DA ÇALIŞMANIN EHEMMİYETİ"

Başyazı: “KUTLU DOĞUM HAFTASI”: HZ. PEYGAMBER SEVGİS

Başyazı: BİLGİSAYAR EĞİTİM İÇİN BİR FIRSAT MI? YOKSA TEHL

Başyazı: ÇOCUKLAR İÇİN DİN EĞİTİMİNİN LÜZUMU

 

 

Yeni Sayfa 1

   
   
E-Posta:
Şifre:
Beni Hatırla

Kaydol

Şifrem?

 

   Site İstatistikleri

   
  Bugünkü sayaç: 65
  Toplam sayaç: 1.081.091
  Toplam Doküman: 1077
  Üye Sayısı: 9925
   


       Anket

 
 
 
 
 
 
 
 
 


Yeni Sayfa 1

duaistiyoruz@dinalemi.net

Tasarım-Hosting: Spark Bilişim